Uyandığında kendini hiç bilmediği bir yerde bulan bir mühendis, önce oraya nasıl ve neden geldiğini anlamaya çalışır. Ne dilini bilir ne insanlarını tanır; adeta 50 yaşında yeniden doğmuş gibi her şeyi sıfırdan öğrenmek zorunda kalır. Zamanla çevresini kuşatan farklılıkları ve karşısına çıkan ileri teknolojileri şaşkınlıkla, hatta bazen çocukça bir heyecanla keşfeder. Bu yabancı dünyanın kurallarına uyum sağlamaya uğraşırken, tüm bu büyüleyici yeniliklere rağmen içinde tek bir amaç büyür: Doğduğu topraklara geri dönebilmek. Yaşadıklarını titizlikle kaleme alıp bize ulaştırmayı başaran karakterimizin tanık olduğu teknolojilere, yabancılığını aşma çabasına ve dönüş umuduyla ilerleyen yolculuğuna birinci ağızdan eşlik edelim. Her sayfa, bilinmeyene atılmış bir adım ve eve dönüş arzusunun izlerini taşır.