Bazen duygular yazılmaz.
İnsanın içinden sızar.
Bu kitap, susarak büyüyen cümlelerin, yarım kalmış vedaların ve dile gelmeyen duyguların izini sürüyor. Her sayfa, bir durak; her satır, içe doğru atılmış bir adım. Okurunu bağırarak değil, yavaşça içine çekerek yakalayan bir metin bu.
Bu kitap bir hikâye anlatmıyor.
Bir hâli taşıyor.
Kaybolmayı, beklemeyi, vazgeçmeyi ve bazen sadece dayanmayı…
Ruh Akışı, kendini bir yere ait hissedemeyenlerin, kalabalıklar içinde sessizleşenlerin ve duygularını yüksek sesle yaşayamayanların, adı üzerinde, ruhu durmadan akışta olanların kitabı.
Okurken tanıdık bir acıya dokunacak, kapattığında ise uzun süre içinde kalacak.
Çünkü bazı kitaplar bittiğinde kapanmaz.
İnsanın içinde akmaya devam eder.