“Felsefe ağır geliyorsa, gel masaya otur.”
Bu sadece bir felsefe kitabı değil…
Bu, felsefenin Adana’ya gelmiş hâli.
TikTok’ta üç cümlelik alıntılarla filozof kesilen bir çağda,
“Başkan, bu ne demek?” diye soran gençlerin masasına oturan bir kitap bu.
Adanalı Pek Adanalı Felsefe; Nietzsche’yi kebapla, Heidegger’i şalgamla, Derrida’yı kahvehane diliyle anlatıyor.
Aşk, kader, devlet, özgürlük, bilgi, bilim, sanat ve ölüm gibi “zor” sorular; okey taşlarının sesi, çay bardaklarının buharı ve sofradan çıkan aforizmalar eşliğinde konuşuluyor.
Bu kitapta:
Felsefe kasmaz, kafa açar.
Akademik ve terminolojik ukalalık yoktur; hayat bilgeliği vardır.
Gençler susturulmaz, konuşturulur.
Gülmeden düşünmek mümkün değildir.
Adem Başkan bir filozof değildir ama hayatı çözmüş bir kebapçıdır.
Gençlerin sorularına cevap verirken bazen güldürür, bazen rahatsız eder; ama hiçbir zaman boş laf etmez.
Bu kitap şunu iddia eder:
Felsefe profesörlerin tekelinde değildir.
Felsefe kahvehanede de yapılır.
Hatta bazen…