Bir şair, on yıl boyunca yazdığı şiirlerle kendini inşa eder, sonra yıkar, sonra tekrar toplar. EnTieda'nın "Yirmi4" adlı kitabı, işte böyle bir inşa-yıkma döngüsünün kaydı. 2015'ten 2025'e uzanan bu yolculukta şair, yalnızlığını, varoluşsal kaygılarını ve benlik arayışını 98 şiirle belgeliyor. Her sayfa, bir anın, bir duygunun ya da bir çaresizliğin şeffaf itirafı.
"İçimde bir boşluk yok / Ben boşluğun içindeyim" diyerek başlayan bu yolculukta, okuyucu şairin tükenmişliğine, yalnızlığına ve arayışına tanık oluyor. Denizlerde boğulan, çöllerde kaybolan, yıldızlara sığınmaya çalışan bir ruh, nihayetinde kendi varlığıyla yüzleşiyor. "Varlığımla yokluğum bir olmuş düşlerde" diyen şair, acıyı kabullenerek bir çeşit huzura ulaşıyor.
Kitabın dili, minimalist ve samimi. Süslemelerden uzak, doğrudan ve yalın bir anlatım. Şiirler, iç monologlar gibi akıyor; okuyucu sanki şairin zihninin içinde geziniyor. Deniz, yıldızlar, çiçekler, sonbahar gibi klasik motifler, kişisel bir bağlamda yeniden yorumlanıyor.
EnTieda, yalnızlığı kucaklayan, yazmanın hem şifa hem de zehir olduğunu bilen bir şair. "Yazmak gerek bazen / Düşünmemek için yazmak / Ağlamamak için yazmak" diyen şair, kelimeleri hem kalkan hem de kılıç olarak kullanıyor. Kitabın içinde çoğul benlikler, geçen zaman, kaybolan parçalar ve hiç bitmeyen bir arayış var.
"Yirmi4", gençliğin acısıyla dürüstçe yüzleşen, evrensel temaları kişisel bir sesle anlatan bir şiir kitabı. Yalnızlığın, tükenmişliğin ve varoluşun şiirini arayan okuyuculara, samimi bir yoldaşlık sunuyor.