Durmuş Kozanlı, insanın hayalle hakikat arasındaki ince çizgisini şiirlerinde sakin ama derin bir dille ele alıyor. Uyanık kalmanın her zaman bilinç değil, bazen de yorgunluk getirdiğini; rüyanın ise ancak teslimiyetle mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Bu dizelerde; gecenin sessizliğinde dinlenemeyen gönüller, sürekli tetikte duran zihinler ve kendine bile izin vermeyen bir iç dünya anlatılıyor. İnsanın durmadan düşünerek değil, bazen durup susarak yol bulduğunu; rüyaların bile bir vakti, bir sabrı ve bir sükûneti olduğunu sezdiriyor. Şair, hayalin peşinden gitmenin önce kendini dinlemekten geçtiğini, uykusuzluğun rüyayı değil yalnızlığı çoğalttığını hissettiriyor. Her mısra, aceleyle değil olgunlukla beklemeye çağırıyor.
Bu kitap; dinlenmeyi ihmal edenlere, hayali çok ama huzuru az olanlara ve rüyayı bir lütuf bilenlere yoldaş olsun.
Bu eser için sağladıkları kıymetli destek nedeniyle Tufanbeylinin Öğrencileri Derneği’ne gönülden teşekkür ederiz.
İnsan gönlünü dinlendirmeden Uyumayan Rüya Görmez, hayal sabırla olgunlaşır.