Otizmli küçük bir kız olan Mina, yıllarca ekranların büyülü ama sessiz dünyasına sıkışıp kalmıştır. Konuşmaz, soru sormaz, kimseyle iletişim kurmaz… Ta ki ailesi onu, doğayla iç içe yaşayan emekli psikolog babaannesine emanet edene kadar.
Babaannesi, sabırla ve sevgiyle Mina’nın iç dünyasının kapılarını aralar. Onu ne zorlar, ne yargılar… Sadece görür, duyar ve anlar. Mina’ya doğayı, merhameti, dokunmanın şifasını ve Allah’ın 99 güzel ismini birer birer öğretir. Her bir isim Mina’nın kalbinde yeni bir pencere açar; her pencere ise onu biraz daha hayata bağlar.
Zamanla kelimeler fısıltıya, fısıltılar cümlelere, cümleler ise yeniden doğan bir çocuğun mucizesine dönüşür.
Bu hikâye, farklılıkların eksiklik değil; Allah’ın özel bir hediyesi olduğunu anlatan, sevginin ve sabrın bir çocuğun hayatını nasıl değiştirebileceğini gösteren umut dolu bir yolculuktur.
“Mina, sessizliğin içinden yeniden konuşmayı öğrendi…
Hem dille, hem kalple, hem de ruhla.”
Bu kitap; her çocuğun duyulmaya, sevilmeye ve sabırla beklenmeye değer olduğunu hatırlatan sıcak bir hikâye…