Yeldeğirmeni’ne bağlılığını “Evimizden de köyümüzden de öte, adeta ülkemizdi bizim!” gibi hayli iddialı sözlerle ifade eden Mimar-Yazar Arif Atılgan, muhitini şu sözleriyle özetliyor: "Semtin sınırları içine girdiğimizde mutlulukla birlikte güven duygusu da kaplardı içimizi. Bizler ona ‘muhit’ derdik, kendimize de ‘muhit çocuğu’. Hani ‘dibine kadar yaşamak’ denir ya, biz de mahalle yaşantısını dibine kadar yaşamıştık o yıllarda."
İleriki yıllarda adından daha da çok söz edilecek olan Yeldeğirmeni’nin “Masal gibiymiş” dedirtecek yıllarına yolculuk yapmak isteyenlerin elinden bırakamayacağı kitap, aynı zamanda kent hafızası için bir kaynak kitap olarak da kullanılabilecek.