Kelimelerin kaybolduğu bir dünyada, bir çocuğun gönül anahtarıyla başlayan büyük bir yolculuk…
Mert, yaz tatilini geçirmek için gittiği köyde, büyükannesinin tavan arasında sırlarla dolu bir sandık bulur. Bu sandık, yalnızca geçmişe ait hatıraları değil; unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri, duyguları ve bir medeniyetin inceliğini saklamaktadır.
“Civar”, “Seher”, “Tebdil”, “İkindin”, “Yadigâr”, “Mihman” gibi kelimeler, bu sandıkla birlikte yeniden hayat bulur ve Mert’i hem bir maceraya hem de kendi iç dünyasına doğru çağırır.
Bu kitap; kelimelerin sadece sözcük olmadığını, her birinin bir duygu, bir değer ve bir yaşam biçimi taşıdığını anlatan büyülü bir yolculuk sunuyor. Türkçenin derinliklerine uzanan bu hikâye, okurunu hem düşündürüyor hem de kalbine dokunuyor.
Kelimelerin izini sürenler için…
Gönül kapısını aralamaya cesaret edenler için…
Bu sandık, sizi bekliyor.