Karlara, soğuğa rağmen baharın kokusu buram buram hissettiren hava, annemin buhar üzerinde tutan tarhana çorbasını hissettiriyor. Nane, kekik kokusu bütün dağı sarmış gibi buram buram yayılırken anne özlemi burnumun direğini sızlatıyor. Bir yanda beyaz ölümün sarmış toprağın sert, göz alabildiğine uzanan beyaz örtüsünün arkasında yankılanan ölüm çığlıklarının sarsıntısı, öte yandan emre itaat etmemenin cezası olarak uzatılacak askerliğe aldırış etmeden karlara bata çıka varılan yerlerin soğuğa değil, yanan kalbin ateşiyle küçük bebeğin bedenine siper olurmuşçasına sıkı sıkı sarılmak. Gözyaşları içerisinde çaresizliğe inat, kulübede yanan sobanın yanında medet dileyen gözlerin dudaklarından dökülen duaları. Hevi. Sesini duymakla gök kubbe kışa ve geceye inat güneşin anne sıcaklığı küçük bebeğin bedeninde yankılandı. Ağlama sesi yerine Hevi sesi yükseldi.