Eşi
“Online alışverişi bırakır sandım.
‘Artık ihtiyacım yok’ dedi.
Doğruymuş.
Bu kez sepete anılarını koymuş.
Kitabını yazdı.
Alışveriş sürüyor.
Sadece kargo daha geç geliyor.”
Annesi
“Bu kitap yazılırken evde herkes konuştu;
hafızaya alan oydu.
Okurken ‘bunu niye yazdın’ demeyin.
Evdeyken de susmuyordu.
Şimdi en azından söylediklerini
tek tek kanıtlayabiliyor.”
Babası
“Bazı anıları unuttuğumuzu sanıyorduk.
Meğer silinmemiş, sadece arşivlenmiş.
Bu kitap, aile hafızasının PDF hâlidir.
Şifreyi kimseye vermedi.
Zaten o sürüm bizde yok.”
Eniştesi
“Teknolojiyi severdi,
hafızası da zaten güçlüydü.
Bu kitapta ikisini birleştirmiş.
Okurken ‘bunu ben de yaşamıştım’ diye
şüpheye düşebilirsiniz.
Normal. Güncelleme gerekebilir.”
Ablası
“Bu kitabı okurken
‘bunu da mı hatırlıyorsun’ diyeceksiniz.
Evet, hatırlıyor.
Detayıyla. Tarihiyle.
Ve evet, anlatmadan duramıyor.
Ben yıllardır dinliyorum.”
Abisi
“Enerjisi yüksek,
sesi hiç kısılmaz.
Bu kitap suskunluktan değil,
fazla konuşmaktan doğdu.
Sayfalar ilerledikçe
‘tamam, anladık’ diyebilirsiniz.
Geçmiş olsun.”
Kardeşi
“Çok konuşamıyorum.
Çünkü elinde bana ait
geçmiş, anı
ve yeterince iyi saklanmamış videolar var.
O yüzden susuyorum.
Bu bir tercih değil;
hayatta kalma refleksi.
Canım ablam.”
Kedisi Mars
“Miyav.”