Tükendi
Gelince Haber Ver"Kestane ağacından bir sandalım olsa...
Alsın beni Karadeniz'den, götürsün Sait Faik'in yanına.
Çeksem içime o eski İstanbul'un kokusunu; rıhtımda bağlı kalsa sandalım, karayel esince bir batıp bir çıksa denizin içinden.
Götürse beni çocukluğuma, yeniden tutabilsem o unuttuğum elleri, hatırlayabilsem gözlerini.
Sıcak bir yaz akşamında, tepemde dolunay, çevresinde yıldızlar, geceyi yırtan martılar...
Bir beşik misali sallanan sandalda yalnız biz olsak.
Tahtaları kırık, motoru bozuk olsa da, iki yıpranmış kürek yine de ulaştırsa beni kendime.
Düşlerimi doldurdum sandalıma.
Motorda tık yok... Çek küreği, çek babam çek.
Bir yelkenim olsa, poyraz esse derinden, götürse beni seninle tanıştığımız yere."