“Dokuz patili şeytan kedi, aşkın masumiyetinde saklı zehri keşfeder; sevdiği adam, onu hem kurtuluşa hem de kendi aklının en eski tuzaklarına sürükler.”
Bana sevginin “ne demek” olduğunu sorabilseydin şimdi,
kendime verdiğim tüm sözleri elimizin tersiyle iter,
acınası bir dürüstlükle “hüzün” derdim.
En çok üzüldüğüm zaman sever —
Üzüldüğüm için sevildiğimi hissederdim.
Bakma şimdi öyle.
Sen bilemezsin artık ama insan; ancak değer gördüğü yerden üzülebilirmiş.
“Anı gider de hisler kalır,” derdin ya geriye…
Sana açtığım avuçlarımda geriye kalan tek şey, nemli bir toprak işte.
Yağmur yaz; hava hazan kokuyor.
Sen, sen ve sen yoksun şimdi.
Gelmeden önce hayatıma bastırmaya çalıştığım acı gibi.